Türkisch

8 Mart Uluslararası Grev Çağrısı
8 Mart uluslararası kadınlar mücadele günü. Biz tecrübelerimizi ve her gün karşılaştığımız sorunları göstermek için yıllardan beri sokaklara çıkıyoruz. Biz kadınlar, lezbiyenler, trans vs. olarak bu uluslararası hareketin bir parçasıyız. Geçen yıllıda Dünya çapında eylemler yapıldı.
Milyonlarca insan bütün Dünyada eylemlere katildi. Sadece Hamburg da 10.000 Katılımcı vardı. Ve 2020 de tekrar burda ve bütün Dünya da bu hareketi yeniden başarıya götüreceğiz ve, lavaboları dolu ofis sandalyeleri boş bırakarak grev yapacağız!
Bizi kızdıran şey ne?
Yılladır endişeyele izliyoruz. Kadın cinayetleri hafife yorumlanıp ve sırf „ilişki yaptılar” diye adlandırılıyor. Yalnızca 2018 de Hamburg da 9 Kadın ve trans insanlar öldürüldü. Aynı zamanda süreklilikle cinsiyet, eş cinsiyet – ve trans insanlara karşı yorumlar duyuyoruz, ve ataerkil koşullarda sürekli şiddete, baskıya ve istismara maruz kalıyoruz.
Bizim işlerimiz hafife alınıyor ve görmezden geliniyoruz: Ve halen biz 22% erkeklerden daha kazanıyoruz. Evde saatlerce maddi karşılığı olmadan çocuk bakıyoruz, ev işi ve bakım hizmeti yapıyoruz. Yaşlılıkta biz bir daha mağdur kalıyoruz, çünkü Emeklilik maaşımızla geçim sağlayamıyoruz yada hiç geçinemiyoruz. Çevremizdeki insanlara destek oluyor, gerekirse kendi isteklerimizi de geri plana atıyoruz. Ne kadar farklı olsak da hepimiz çalışıyoruz! Elimizde kalem, bilgisayar, süpürge olsun veya olmasın, bunun için para alalım veya almayalım: Bizden her işi şikayetsiz, dikkate alınmadan ve yapmaya hazır halde olmamız bekleniyor. Bizi birleştiren, ücretli ve ücretsiz isimizi bırakma ve durdurma gücü ellimizde.
Biz kimiz?
Biz çok farklı, ceşitli yerlerden gelen insanlarız. Farklılığımızla güçlüyüz, talebimiz; herkes için eşit hakları garanti eden bir toplumda yasamak. 8Marta, taleplerimizi meydanlara taşıyacağız.
Bizim ortak sorunlarımız taleplerimizdir bizi meydanlara çıkaran. Evde görmezden gelinen işleri hep beraber sokağa taşıyacağız. Herkesin ne olursa olsun korkmadan farklı olabileceği bir toplum için caba sarf edeceğiz. Rekabete, ayrımcılığa, insan ve çevrenin sömürülmesine dayanan bir sistem istemiyoruz. Temel sosyal değişim ve bir anti-kapitalist feminizim için mücadele ediyoruz!
Biz ne istiyoruz?
Grev, farklı mücadeleleri bir araya getirmek ve dayanışma içinde birlikte hareket etmek için bir fırsat.
Yeteneklerimize ve ihtiyaçlarımıza göre çalışabileceğimiz ve her işin değerli olduğu bir dünya için savaşıyoruz. Görmezden geldiğiniz işleri gösteriyoruz. İlişki ve aile bağlarını politize ederek siyasallaştırıyoruz. Ne zaman ve nasıl çalışacağımıza kendimiz karar vermek istiyoruz, çünkü günümüzün her saniyesi değerlidir!
Bakım sektörünün hemşirelik, eğitim ve temizlik işleri gibi mesleklerin sosyal olarak tanınmasını ve maddi olarak yeniden değerlendirilmesini talep ediyoruz. Sex işçiliğinin suç haline getirilmesine karşıyız. Hepimizin iyi ve güvenli bir yaşam sürdüğü bir toplumu savunuyoruz!
Cinsiyetimizi kendimiz belirlemek için dünyadaki trans, inter vs. insanların mücadeleleri için dayanışma içindeyiz. Nasıl göründüğümüze, davrandığımıza, giyindiğimize laf söyletmeyeceğiz, bunun ile alakalı saldırılara ve hakaretlere izin vermeyeceğiz. Biz cis-erkeklerden1 korunmayı değil biz bu şiddetin son bulmasını istiyoruz. Birimize yapılan saldırı hepimize yapılmış sayılır!
Kiminle cinsel ilişkiye gireceğimize, kimi seveceğimize biz karar veririz. Vücudumuzla ilgili şeylerin kararını kendimiz vermek için mücadele ediyoruz. Hamile olacağımıza veya ne zaman çocuk aldıracağımıza biz karar veririz!
Biz daha fazla ırk ayrımcılığına ya da „egzotik güzellikler“ gibi cinsel obje muamelesi görmeye izin vermeyeceğiz. Bize nasıl seslendiğinizin bir önemi olmadığı gibi bununla da ilgilenmiyoruz! Bizim feminizim da ırkçılığa yer yoktur!
Herkesin özgürce hareket edebileceği, kadın mültecilerin, lezbiyenlerin vs. güvenli bir şekilde yaşayacakları bir toplumu savunuyoruz.
Biz milletlerden öte bir toplum için mücadele ediyoruz. Antifeminizme, ırkçılığa, antisemitizme, antiziganizme ve İslam karşıtlığına meydan okuyoruz!
Grev ne demek?
Almanya’da politik grev hakkı olup olmadığı tartışmalı. Bu nedenle daha da yaratıcı olmak zorundayız. Amacımızı ortaya koymamızın çeşitli yolları var. Birlik içinde olalım ve kendimizi görünür hale getirelim. Grevin politik mücadelenin güçlendirilmesi biçimi olarak sadece.
Kendimizi politika ve işverenlere çağrılarla sınırlandırmamak eskiden olduğu gibi hedeflerimizi hayata geçirmek için etkili yöntemlerimizden. Bunu ifade edebileceğimiz çok farklı tarzlarımız var; kahve pişirmemekten, temizlik yapmamaya, ücretli işimizi yerine getirmemeye kadar herşey olanak dahilinde. Aktif olup örgütleneceğiz. Öğrenci, işletme, engelli atölyeleri, gençlik ve çırak toplantıları çağrısında bulunacağız. İşçilerle, arkadaşlarımızla, büyükanneler, anneler, teyzeler ve kız kardeşlerimizle konuşacağız. 8 Mart’ta hep birlikte grev yapabiliriz. Politikaya baskı yapalım, sokaklarda eylem düzenleyelim ve kamuya açık alanları ele geçirelim. Öncüllerimiz ve mücadele arkadaşlarımızla, her aracı kullanarak iyi bir yaşam için mücadele edelim. Çalışmamız görünür hale gelsin, taleplerimiz hayata geçsin ve kamuya açık alan bize ait olsun!
Her gün 8 mart oluncaya kadar! Siz de katılın!


Ayrıca cis-erkeklerin katılması için bir çok neden var. Bizi desteklemek mi istiyorsun? Harika! Bize burdan ulaşabilirsin: 8m_hamburg@riseup.net. İmzalayanlar